Odanın loş ışıkları altında, sissy oğlan titreşen bir heyecanla bekliyordu. Arkasına yaslanmış, içten içe nasıl bir dayak yiyeceğinin tadını çıkarır gibiydi. Üç tane acımasız folloş etrafını sardı; her biri penisiyle oynamaya, onu yavaş yavaş kızdırmaya başladı. Parmakları amcığını gezdirirken çıkardığı iniltiler alabildiğine cüretkârdı, tam bir kökleme öncesi hazırlık gibiydi.
Birisi sertçe bele yapıştı, diğerinin eli ise kalçasından aşağı kaydı. Sissy’nin amcığını yalamaya başladılar, dillerini acımasızca dolaştırıp içine doldukları hazla onun narin vücudunu parçalıyorlardı. Oğlanın nefesi hızlandı, artık sakso için hazır olduğunu belli ediyordu. Sonunda biri direkt arkasına geçti ve kalçalarını açmak için sertçe bastırdı. Dikleşmiş yaraklarıyla onu hırpalamadan önce iyice ısıtıyorlardı anüsünü.
Sissy’nin bedenindeki her kas gerilmişti; kalçasına sıkıca tutunup, büyük oyuncakları yavaşça sokmaya başladılar. İlk başta dayanması zordu ama kısa sürede diken diken eden büzüşmelerle arka deliği açıldı. “Daha sert!” diye bağırıyordu boğuk sesle, boynundaki damarlar belirginleşmişti. Tavana bakarken üçü sırayla tekmeledi onu; ağır ağır kütür kütür girişi derinleştirdiler.
Her bir kökleme dalgasında oğlan deliriyor, kıvrandırıyordu kendini acıya ve hazzın eşsiz karışımında. Amcığını da bırakmadılar; elleriyle ritmik hareketler yapıyorlar, parmaklarını sokup içini kaşıyorlardı aynı anda. Giderek daha vahşi oldular; ters pozisyonda sissy’nin nefesini kesinceye kadar öküz gibi indiler üstüne. Arka kapıyı tamamen doldurmuş ve yakmışlardı adamcağızı.
Sonunda hepsi birden sertçe boşalmaya başladı; sıvıları vücutta karışmıştı artık. Sissy’nin arka deliği yine de kapanmamıştı; titreyerek yere çömelmiş halde orgazm sancılarıyla inliyordu. Bu ağır dayak ona son damlayı tattırmıştı: delici köklemenin ardından tüm vücudu rahatlamış ama aklı hala orada kalmıştı—tam anlamıyla teslim olmuştu bu rezil sevişmeye…